Kanaatimce...

Anasayfa Fıkralar Öyküler


İnsanlık tarihi Çatırdıyor

Dr. Emrullah Demirel

Bütün dünya milletleri yaklaşık 5 aydır tarihte eşi benzeri görülmemiş bir salgın hastalıkla (COVİD-19) amansız bir savaş veriyor. Bu hastalık dur durak bilmeden her gün onbinlerce insana bulaşırken binlerce insanın da ruhunu Azrail’e teslim etmesine yol açıyor. Masa başında bir düğmeye dokunarak bir ülkeyi yok edebilecek teknolojiye sahip ülkeler, milimetrenin milyonda biri büyüklüğündeki tek hücreli bir varlık karşısında teslim-i silah ediyor. Öyle ki başta ABD olmak üzere dünyanın İtalya, İspanya ve Fransa gibi en güçlü devletlerinin insanları yatak, ilaç ve ekipman yetersizliğinden koridorlarda, sokaklarda feci bir şekilde boğularak can veriyor. Ne hazindir ki öldükten sonra da çilesi bitmeyen bu cenazeler insana yakışır şekilde defnedilemiyor ve kabristanlarda yer bulunamadığından ikişer üçer kazılan çukurlara hiçbir tören yapılmadan defnediliyor. Dünyanın en zengin devleti olan ABD’de, yüksek hastane faturalarını ödeyemeyen insanlar cenazelerini almıyor. Adeta insanlar akrabalarından kaçıyor. Süper devletler maske, ceset torbası, ilaç ve solunum cihazı peşinde koşturup duruyor… Ülkemizdeki durumu dünya ile karşılaştırdığımızda çok çok şanslı olduğumuzu net bir şekilde görebiliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiçbir vatandaşını mağdur etmemiş, hastaların hepsine yatak bulmuş, hepsine ilaç bulmuş ve tartışmasız dünyanın en fedakar sağlık çalışanlarıyla bu hastaları tedavi ettirmiş ve bunun karşılığında hiçbir bedel almadan sosyal devlet olduğunu cümle aleme göstermiştir. Devletimiz bununla da yetinmeyerek kapı kapı dolaşarak dışarı çıkamayan ihtiyaç sahiplerine ekmek ve aş götürmüştür. İlave olarak dünyada 40’tan fazla ülkeye de yardım edip Dünya Sağlık Örgütünün ve bütün dünya milletlerinin övgüsünü kazandığımızı da burada zikretmeliyim.

Kainatın Sultanı yeryüzünü insanlar için bir beşik gibi hazırlayıp süsledikten sonra gökyüzüne güneşi, ayı ve yıldızları, yeryüzünde de madenleri, bitkileri ve hayvanları insanların hizmetine verdi. Allah(CC) maişetimiz için gündüzü, istirahatımız için geceyi, envai çeşit nimetlere kavuşmamız için mevsimleri yarattı. Bunun için devasa küreleri, güneşi ve yıldızları yüzbinlerce km. hızla birbirine çarptırmadan hareket ettirdi. O Sultan-ı Zişan bu nimetler mukabilinde bizden kendisine iman etmemizi, yeryüzünde fesat çıkarmamamızı, insanlara zulmetmememizi, verdiği nimetleri fakirlerle bölüşmemizi, dürüst ve ahlaklı olmamızı elçileri vasıtasıyla bize emir buyurdu. Peki biz ne yaptık? Bu yerkürede Allah’ın izni olmadan bir yaprak dahi kımıldayamaz. Hiç şüphe yok ki dünyayı kasıp kavuran bu virüs te bir Yaratıcının havl ve kudretiyle hareket ediyor. Biz zulümlerle. cinayetlerle, ahlaksızlıklarla Gayretullah’a dokunduk ve belalar bir sel gibi arka arkaya gelmeye başladı. Görünen o ki bu gidişle semavi ve arzi tokatlar giderek artacak gibi…Global değerlendirme yaptığımızda insanların kendilerini değiştirmeye niyetlerinin olmadığını gözlemleyebiliyoruz. İnsanoğlu yine bencil, ülkeler yine çıkarları için her türlü ahlaksızlığı irtikap etmeye devam ediyorlar. Bu hastalığın Yaratıcı tarafından insanlara uyarı için gönderildiğinin büyük çoğunluk farkında bile değil. Hastalıktan şifaya kavuşmalar “Koronayı yendi” şeklinde değerlendiriliyor. Şifayı ancak Allah’ın vereceği, O’nun yardımı olmadan hiçbir hastalıktan kurtulmanın mümkün olmayacağı akıl edilmiyor. O kadar az düşünüyor ve o kadar az şükrediyoruz ki Allah sonumuzu hayır etsin.

Bu hastalıktan şifa bulmak için morali yüksek tutmak çok önemli deniyor. Peki moralimizi nasıl yüksek tutacağız? Eğlenerek, şarkı söyleyerek ve alkış tutarak mı? Peki eğer bu hastalıktan ölürsek bu yaptıklarımızın bize öteki alemde bir faydası olacak mı? O halde yapılacak şey, şifa verecek olana dua ve ibadet etmektir. Emin olun ki gerçek moral motivasyonu o zaman olacaktır.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki her bir fert “Benim şu şu günahlarımdan dolayı musibetler başımıza geliyor” diye düşünmedikçe; her bir devlet “Biz şu şu devletlere zulmettik, onların kaklarını gasb ettik. Haksız yere onların masum insanlarını katlettik” diye düşünmedikçe Allahü alem semavi ve arzi tokatlar devam edecektir. Şimdi bize düşen Aziz ve Rahim olan Allah’a iltica etmek ve O’nun Rahmetinden en kısa zamanda bu sari illetten ülkemizi kurtarmasını istemektir.

Emrullah Demirel

 

uzunsag
Emrullah Demirel