Kanaatimce...

Anasayfa Fıkralar Öyküler


Sapkınlık Ülkemizi Tehdit Ediyor

Dr. Emrullah Demirel

Fitne kazanı kaynamaya devam ediyor. Bizi ihtilallerle, terörle ve ekonomik manipülasyonlarla diz çöktüremeyenler şimdi de ahlaki değerlerimizi yok ederek bitirmeye çalışıyorlar. Elbette ki yine milletçe omuz omuza vererek bu oyunu inşallah bozacağız.

Lut kavmini bilirsiniz. Bu kavim M. Ö . 1900 yıllarında Kızıldeniz’in kuzeyinde Ürdün ile Filistin arasında SODOM denilen şehirde yaşamıştır. Tarihte ilk defa eşcinselliğin yaygınlaştığı, lanetlenmiş ve gökten yağan, iri ve kızgın taşlarla helak edilmiş bir kavimdir. (KUR’AN-I KERİM: A’raf 80-84, Hud 77-83, Hicr 59-60, 62-72, Enbiya 71-74, Şuara 165-175, . Neml 57-58, Saffat 134-137, Kamer 33-39). Allah(CC) indinde, helaki gerektirecek kadar ağır bir cürüm olan bu sapkınlık maalesef ülkemizde yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Amaç belli; Nesli bozmak, aile bağlarını yok etmek ve meşru nikahı engelleyip cemiyeti çökertmek…

Allah(CC) insanları, birbirlerinin eksiklerini tamamlasınlar ve nesillerini devam ettirsinler diye erkek-kadın olarak çift yaratmıştır. Her iki cinsin de eksiklikleri ve üstünlükleri vardır ve birbirlerini tamamlarlar. Mesela erkekler daha cesurdur, kadınlar daha merhametlidir v.s. Erkek kadın gibi, kadın da erkek gibi olamaz. Olmaya kalkarlarsa kaos olur. İnsan fıtratını değiştirmeye kalkmamalıdır.

Bu aleme nazar ettiğimizde akıllara durgunluk veren mükemmel bir düzenin olduğunu görürüz. Gökte yıldızlar yüzbinlerce km. hızla birbirine çarpmadan kendi yörüngelerinde akıp gitmekte, güneş her gün yeniden doğup bir lamba gibi dünyamızı aydınlatıp ısıtmakta, gökten yağmurlar inip topraktan çeşit çeşit ekinler, meyveler çıkmakta ve insanlara ve hayvanlara rızık olmaktadır. Zehirli bir sinek olan arı lezzetli şifa verici balı bizim için yapmakta, elsiz ve gözsüz olan ipek böceği bizim için en ala bir kumaşı dokumaktadır. Yani kainatta her mevcut eksiksiz bir şekilde görevini yerine getirmekte ve diğer varlıkların , özellikle de insanın yardımına koşmaktadır. Adeta kainatta her şey insan için çalışıyor gibidir. Yüce Yaratıcı insana o kadar değer vermiştir. Kainatta ki bu düzenli işleyiş elbette ki Kadir ve Rahim olan bir Yaratıcının kanunlarıyla olmaktadır ki biz buna “TEKVİNİ KANUNLAR” diyor. Bu kanunlar insan dışındaki bütün varlıklar için geçerlidir ve bu kanunlara zerreden yıldızlara, bitkilerden hayvanlara kadarbütün mevcudat itaat eder. Buna mukabil Yüce Rabbimiz insanlık aleminde düzeni sağlamak için de “TEKLİFİ KANUNLAR” koymuştur. Ancak insanoğlunu kanunlara uyup uymamak konusunda serbest bırakmıştır. Yalnız elçileri aracılığıyla, insanoğlunun dünya ve ahiret saadetinin ancak bu kanunlara uymakla gerçekleşeceğini bildirmiştir.

Bütün kainatın insanın emrine verilmesinin sebebi insanın en güzel şekilde yaratılmış (AHSEN-İ TAKVİM) olmasındandır. İnsan kainatın küçültülmüş bir numunesidir ve Allah(CC)’ın binbir ismine ayna olabilecek bir kabiliyettedir. Başka hiçbir canlıda olmayan AKIL, KALP, SIR, HAFA, AHFA, KUVVE-İ MÜFEKKİRE, KUVVE-İ ŞAHİKA gibi cihazlarla donatılmıştır. İnsan bu cihazları çalıştırarak” ALEM-İ İMKAN” ve” ALEM-İ VÜCUB”u keşfedip bütün bu alemleri kalp gözüyle içinde seyredebilir. Yani insan yeryüzünün sultanıdır. Bu mahiyette bir insanı, sırf yemek-içmek, cinsel duygularını tatmin etmek için yaratılmış bir varlık olarak düşünmek cehalettir ve büyük bir zulümdür. Bakın amaç beslenmekse meyve kurdu insandan daha iyi beslenir, hem de yattığı yerden. Amaç cinsel tatminse serçe kuşu partnerine 40 defa yaklaşır. Hem de insan gibi yakalanma korkusu yok, hamilelik endişesi yok, yani hiçbir sorumluluğu yok. Yani bizim bu hayvanlar kadar değerimiz yok mu? Biz sadece cesed, mide ve nefisten ibaret bir varlık değiliz. Bizde cesed varsa ruh ta var; mide varsa akıl da var; nefis varsa kalp te var. Sadece mide ve nefis peşinde koşarsak, akıl ve kalp gibi kıymetli cihazlarımızı göz ardı edersek hayvandan aşağı bir mertebeye (ESFEL-İ SAFİLİN) düşmüş oluruz.

LGBT Sapkınları eylemlerinin özgürlük gereği olduğunu öne sürüyorlar. Halbuki nefislerinin her dediğini yapan insanlar nefislerinin kölesi olup hayvandan daha aşağı bir dereceye düşerler. İnsan hislerini akıl ve kalbinin kontrolüne almazsa ahlaksız, canavar bir hayvana dönüşerek FİRAVUN olur, NEMRUT olur, HİTLER olur, STALİN olur veya PEDOFİLİ, ZOOFİLİ, FETİSİŞT (Cinsel sapıklık türleri) olur. Nefsine hakim olarak meleklerden daha yüksek bir makama çıkacakken şeytandan da aşağı bir dereceye düşer. İnsanın nefsi her zaman çalışmamak, uyku, bulduğunu yemek, hırsızlık yapmak, içki içmek, kumar oynamak, kendine ait olmayan kadınlara bakmak gibi kötü şeyleri ister. Binaenaleyh insan ancak nefsini dizginleyerek “İNSANİYET”e ulaşır.

Netice-i kelam; Nasıl ki kainatta Allah(CC)’ın koyduğu “TEKVİNİ KANUNLAR”la düzen sağlanıyorsa insanlık aleminde de huzur, barış ve erdemli toplum, Yüce Rabbin Resulüllah (ASM) ile bize bildirdiği “İLAHİ HÜKÜMLER” ile sağlanacaktır. Devlet nesilleri , aileyi ve cemiyeti korumak adına bu sapkınlığa karşı acilen tedbir almalıdır.

Emrullah Demirel

 

uzunsag
Emrullah Demirel